AVSAD Ailesine Yeni Katılan Acentelerimiz

Bireysel Emeklilik, Sağlık ve Hayat Acenteleri, şimdi bir çatı altında AVSAD’da güçlerini birleştirdiler. Bizde bu sektörde organize bir güç olarak varız dediler.

Şimdi hep birlikte birbirimizi üstün özelliklerimizle aktarım yoluyla geliştireceğiz. Türk Sigorta Sektörü gelişimize hep birlikte katkı sağlayacağız. Sorunlarımıza ve çözümlerine birlikte mücadele edeceğiz.

AVSAD Ailesine katılım töreninde yeni katılan Acente dostlarımızın düşüncelerini merak ettik onlara mikrofon uzatıp fikirlerini almak istedik.  Katılım ve bizlere olan inançları için Sn.Salih Şahin, Sn.Mehmet Hoşcan, Sn.Devrim Meriçli, Sn.Tunç Terzioğlu, Sn.Özgür Işık, Sn.Türker Yüksel, Sn.Efdal Çetinkaya ve Sn.Ahmet Hoşçan’a teşekkür ederiz.

PSP YAZILIM YILBAŞI KAMPANYASI

PSP Yazılım Yılbaşı Kampanyası ile AVSAD üyesi acentelere ayrıcalıklı hizmetinden yararlanabilirsiniz.

Kampanya ile ilgili bilgilere ulaşmak için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

Kampanya Linki : https://www.pspyazilim.com.tr/Contents/avsad-kampanyasi
Web Site Linki : https://www.pspyazilim.com.tr

QUİCK SİGORTA ZİYARETİ

Quick Sigorta – AVSAD iş birliği ile 104 Acente kısa zamanda Quick Sigortaya Acente oldu.

Sektörde bir ilk olan birliktelik başarı dolu bir hikayeye döndü. Bugünkü ziyarette ” ikinci gelişim raporunu” sunup önümüzdeki dönemde birlikte sektöre ne tür ortak gelişim ve sinerji faaliyetlerinde yol alacağımızı karar verdik.

Birlikte başaracak daha çok şey var. Bu günkü misafirperverlikleri için Quick Sigorta yönetimine teşekkür ederiz.

15/11/2017

Muz Cumhuriyetinde Acente Olmak

Yaklaşık 7-8 yıl kadar önceki bir toplantı da duymuştum. Türkiye’de Sigortacılık yasal düzenlemeleri ve genel hatlarıyla Avrupa Birliğine en çok hazır olan ilk meslek grubudur diye. Mesleğim adına sevinmiştim sektöre olan güveni arttırmak için yeri geldikçe sigortalılarıma gururla anlatmıştım.

Şimdi düşünüyorum da ya biz çok saftık hemen inandık yada gelecekten çok umutluyduk.Kayahanin da dediği gibi siyah beyaz film gibi biraz oldu umutlarımız, artık mazide kaldı. Avrupa ve Türkiye deki komisyon oranları karşılaştırıldığında umutsuzluğumun nedeni daha net anlaşılacaktır.
Evet gelelim konumuza, bir muz cumhuriyetinde acentenin durumu nasıldır?

– Karşılıklı bir acentelik sözleşmesi olmazdı. Şirketlerin hazırladığı acentenin imzalamak zorunda kaldığı tek taraflı bir kölelik sözleşmesi olurdu.
– Devlet ben vatandaşımı korumak zorundayım der fiyatlara müdahale ederdi.
-Sigorta şirketleri fiyatına müdahale edilen gruplarda komisyonu /15 ten / 2-3 e çekerdi.
-Acenteler devlete giderler bizde sizin vatandaşınızız bizi sermayeye yedirmeyin ekmek paramıza sahip çıkın derlerdi.Vatandaşımı ezdirmem diyen devlet, biz özel sektöre müdahale etmeyiz sektör kendi içinde kendi yarasını tedavi edecektir cevabını verir acenteler acaba biz vatandaş mi değiliz diye arkalarına baka baka giderlerdi.
-Sigorta şirketleri yüksek fiyat ve çok düşük komisyonlarla poliçe yapmaktan kaçınamazlar diye düzenleme yapılırdı.
-Acenteler bakın böyle dediniz ama bize /1 komisyon veriyorlar poliçe yapmaktan kaçıniyorlar sesimize kulak verin bize destek olun diye kapıyı bir kez daha çalarlardı.Bunu sigorta yapmaktan kaçınmak olarak görmeyiz cevabını alan acenteler bir kere daha makamı şaşkınlık içerisinde terkederlerdi
-İptal edilen poliçelerden acenteye 10 TL bir hizmet bedeli lutfedilirdi.Fakat bu 10 TL yi hiçbir şirket ödemez gündeme dahi getirilmezdi.
Yetkili merciye soran kişi, bu kadar önemliyse sizinkini ben cebimden ödeyim cevabını alırdı.
-Kendi çıkarttığı düzenleme için gerekli müdahaleyi yapıp cezai işlem uygulamayı değil bu konuyu gündeme getiren acentenin parasını cebinden ödemeyi teklif eder acenteyi rezil ederdi.

-Plazalar için, yetkili servis anlaşması olan sigorta şirketinin, yetkili acentesi olamaz ibaresini getirirdi.Tabiki hiç kimse uymaz herşey aynı tas aynı hamam devam ederdi.

Acente ekmeğinin peşinde alın terinin peşinde koşmaya devam eder pes etmez bütün şartları zorlardı.

– Devletinden umduğunu bulamayan acente sigorta şirketinin kapısını çalar ve derdiki; Zarar ettiğiniz için komisyonlarımızı düşürdünüz biz de ticarette kar ve zarar kardeştir dedik yanınızda olduk fakat artık zararın telafisi oldu kara geçtiniz.Bizim hakkımızı da eski oranlara getirin.
Fakat şirketler profesyonel, acımasız, duygusal hareket etmezler ki bunu kaale alsınlar.Acentenin komisyonu tatlı gelmiştir parasına para katmıştır üstelik iş kaybı da olmamıştır zaten devlette yanındadır.Yabancı sermayedir o, devlet karışırsa ülkeden çıkmakla tehdit eder.

Eee 16 bin acente, çalışanları ve aileleriyle birlikte hadi olsun 150 bin kişi.
Vatandaşıma sahip çıkmak zorundayım dedirtecek kadar oy potansiyelin mi var?
Yoksa özel sermayeye müdahale edersen ülkeden çıkarız diyecek kadar parasal gücün mü?

Ne diye o zaman çırpınırsın ne diye devletin kapısını çalar durursun rahatsızlık verirsin.Bu ısrarın niye haddini bil çekil kenara sessiz sessiz yokolmayı bekle.

Yukarda da belirttiğim gibi bir muz cumhuriyetinde acenteler bu sorunların hepsini yaşardı.
Şimdi diyorsunuz ki muz cumhuriyeti dedin ama bunların hepsini biz yaşıyoruz, evet yaşıyoruz çünkü bizim ülkemizdeki acentelerin çaresizliği, sorunları bir muz cumhuriyetinden farksız. Fakat bir fark var bütün olumsuzluklara rağmen ne mutlu ki biz muz cumhuriyeti değiliz.

Ve biz yardım istemiyoruz, zam istemiyoruz, hakkımızdan fazlasını istemiyoruz, sadece hakkımız olanı istiyoruz.Gaspedilen rızkımızı alın terimizin karşılığını istiyoruz.
Fiyatına müdahale etmediğim işin komisyonuna müdahale etmem diyen devletimin, fiyatına müdahale ettiği işin komisyonuna müdahale etmesini ve kendini inkar etmemesini istiyoruz.
Sigorta şirketlerinden de zarar ettik, komisyonları düşürdük derken kar ettiklerinde de kar ettik, komisyonları eski haline getiriyoruz diyecek kadar samimi olmalarını bekliyoruz.

3 milyon Suriyeliye sahip çıkan devletimiz elbette ki 16 bin acentesine de sahip çıkacak acentelerin yok oluşuna rıza göstermeyecektir.
Siyasi irade farkına varacak Sn.Cumhurbaşkanımiz konudan haberdar olacak ve gerekli müdahaleyi yapacaktir.

Adalet topaldır ağır yürür ama er geç hedefine varır bundan şüphemiz yok.
Fakat can alıcı soru şu, ya hedefe varıldığında can çekişen acenteler için çok geç olursa?

Ferhat KORKUT

Sektörde Acente Mağduriyeti

Son dönemde sektörde Acentelerin mağduriyet yaşamasına sebep olan trafik sigortaları ile ilgili gelişmeleri değerlendirmek üzere, İstanbul Dernekleri olan,

ANSADER, AVSAD, ASİAD, İSAD, PASAD, SAAD, SAB, TEKSADER Derneklerinin Başkan ve Başkan Yardımcıları, İTO SİGORTACILIK MESLEK KOMİTESİ Üyeleri ve SAİK İstanbul ve Trakya Bölge Acenteleri Sorumlusu Sn.Meral Çapa, SAİK Başkanı Sn.Hüseyin Kasap ile 07 Ekim 2016 Cuma Saat: 14:00 ile 19:30 saatleri arasında TOBB. İstanbul Hizmet binasında bir araya geldiler.

Kararlaştırılan konuların çözümü ile ilgili çalışma başlatma kararı tüm derneklerin mutabakatı ile alınmıştır.

Üyelerimize duyurulur.

Saygılarımızla,
AVSAD Yönetim Kurulu

Sektörün Şamar Oğlanı Acenteler

Bu kadar çok birlikten ve bir araya gelmekten bahsedipte hiçbir zaman bir araya gelemeyen sevgili meslektaşlarım;
Şubelere kısıtlama getirildi bir kısmımız gayri resmi yapılar ortadan kalksın belli standartlara bağlansın dedik.
Liselilerin müdürlük konusu gündeme geldi fikir ayrılığına düştük.
Acenteler arası iş paylaşımı,teknik personel şartı,sabit tarife vb. bir çok konuda fikir ayrılığı yaşadık ortak bir noktada buluşabilirdi ama olmadı sağlıklı bir sonuca varamadık.

Fakat istisnasız bütün acentelerin lehine olan ve hepimizin aynı düşündüğü konularda neden bir araya gelemedik. Neden hakkımızı arayıp kanımızı emen cebimizdeki parayı göstere göstere gasp eden emek hırsızlarına karşı hakkımızı savunamadık.

Milyon dolarlık risklerin teminat altına alınmasına aracılık eden birçoğu üniversite mezunu olan olmayanların da kendini çok iyi geliştirdiği güzide bir topluluk olmamıza rağmen nasıl bu kadar aciz ve çaresiz kalabildik.
Komisyonlarımız sıfırlandı /2 lere çekildi etkisiz ve yetkisi olmayan birkaç cılız sesten başka ses çıkmadı. Yanlış hatırlamıyorsam sigorta şirketi poliçe kesmemek için fahiş fiyat ve düşük komisyon veremez meailinde bir ibare var.Fakat toplantılarda çıkıp kürsüde bir vekil edasıyla konuşan tv lerde dergilerde boy gösteren sektörün ağabey olarak gördüğü birçoğu birer STK temsilcisi olan kişilerden derneklerden ve yetkili kurumlardan hiçbir ses çıkmadı.Hiçbir itiraz yapılmadı hiçbir çalışma olmadı. İTO vb. yerlerdeki her toplantıya komisyonlar konuşulacak beklentisiyle arkadaşlarıma da katılmaları noktasında ısrarcı olarak katıldım herkes konuştu herkes kendini tatmin etti sadece komisyonlar konuşulmadı.

Şimdi merak ettiğim konu şudur benim çevremdeki bütün acentelerin en büyük sıkıntısı trafik komisyonları iken yukarıda bahsettiğim 10 milyonlarca üretim yapan meslektaşlarımın neden umurunda değildir. Yoksa onlar /2 lerle çalışmıyor mu onların böyle bir derdi yok mu?
Alt limiti en az /10 olan bir oranda diyelim ki bütün sirketler trafikte / 10 yaptı şu ankinden daha kötü olacağını iddia edebilecek kimse var mıdır?

Affınıza sığınarak söylüyorum yapmış olduğumuz eşşekliğin karşılığı olarak iptallerde 10 TL lütfettiler onu da şirketler ödemedi. Yukarıda da bahsettiğim gibi iptallerden doğan 10 TL yi sektöre yön veren acenteler stk yöneticileri saik yetkilileri meslek odası sektör temsilcileri vb. kişiler alıyor da bizim mi bilgimiz yok.
Yoksa bu paraya zaten ihtiyaçları mi yok?
Hazine müstesarliğina ve yetkili bakanlığa hakkımızı aramak için neden hiçbir müracaat olmadı?
Fiziki şart uygulaması neden sadece acenteler de geçerli? Bankalar plazalar postaneler vb.kurumlar için neden geçerli değil?

Gelelim Sn. Bakanın açıkladığı uygulamaya.
Ay sonu uygulamaya geçecek olan sbm uygulaması ile ilgili yine her kafadan bir ses çıkıyor herkes birlikten bahsediyor ama herkes kendi söyleyip kendisi oynuyor. Ne saik in bir eylem planı var maalesef nede stk larin.
Sevgili meslektaşlarım bu karar alınmış ve bakanın da vazgeçeceğini sanmıyorum şu anda zaten o fiyatları müşteriye araştırıp biz sunuyoruz fakat asıl tehlikeyi gözden kaçırıyoruz.

SBM’nin poliçe satmasını yada satın al butonu konularak direk ilgili sigorta şirketinin sitesine yönlendirmesini atlıyoruz. Daha da vahimi ve asıl bizleri bu branşın dışında bırakacak olan daha önce generali sigortanın yaptığı gibi sigorta şirketinin sitesinde acentesinden daha uygun fiyat vermesidir. Yani acente komisyonunu düşüp müşteriye acenteden daha uyguna poliçe satmasıdır. Şimdi bazılarınız bilmem rekabet kurulu bilmem şirketler buna cesaret edemez benzeri şeyler diyeceksiniz.Komisyon düşüren şirketle çalışmam acenteliğimi kapatırım deyipte hala /2 ile poliçe kesen çok acente arkadaşım var. Sermayeye gücü yetmeyen çoğunluktan dolayı vatandaşa söz geçiremeyen kurumlar başı sıkıştıkça acenteyi tokatlıyor.Hazine, sigorta şirketleri,vatandaş acenteyi araya aldılar başı sıkışan acenteye vuruyor.

Maalesef tokat yemediğimiz yerimiz kalmadı onun için geç olmadan harekete geçmeli ilk olarak sbm den poliçe satışının önüne geçilmelidir. İkinci olarak ise şirketlerin online platformda acentesinden daha düşük fiyat vermesi resmi kararlarla engellenmelidir.

Son olarak; stk lara gelince acentenin sorununu sahiplenmek yerine kendi menfaatlerinizi gözetip egolarinizin peşinden giderseniz piyasadaki acentelerden uzak kalıp çevrenizdeki 3-5 acenteyle stk cilik oynarsınız ve 20 kişiyle genel kurul yaparsınız.
Yakında seçimler var işte size çok büyük bir fırsat. Kimsenin bişey yapmadığı ortamda sen bişeyler yap öncülük et acenteleri örgütle ve sektörün kurtarıcısı ol. Sevmedigin ve yıllarca arkasından konuştuğun adamla seçimler için ittifak yapmak zorunda kalma. Sahte ittifaklar yapmacık tavırlar yerine tek başına çıkıp aslanlar gibi seçimi kazan.Yeter ki harekete geç ve bu krizi fırsata çevirmeyi bil.

Acentelere gelince, mesleğin için en küçük bişey yapmayıp hiçbir toplantıya katılmayıp hiçbir organize de bulunmazsan sosyal medya da klavye delikanlılığı yapıp STK’ları eleştirirken yakında bir mesleğin ve işin olmayacak. Kendine iş aramaya şimdiden başlamalısın. Tabiki birde aldığı 3 kuruş komisyonu da müşteriye iade edip iş yaptığını zanneden ahmaklar var.

Hazineye gelince, acentelerin hiçbir sorununu çözmemeniz ve bizi görmezden gelmenizin sebebi oy potansiyelimizin olmayışı mıdır, milyon dolarlarımızın olmayışı mıdır yoksa acentelerin sürekli birlikten bahsedip te bir araya gelemeyecek kadar adam olmayışından mıdır?

Unutmayın boksör yere düştüğünde değil ayağa kalkmadığında yenilir.

Ferhat Korkut

Sektörün Mazlumu Acenteler

100 lirasını almak için arayan yazan kapıya dayanan vaktimizi boşa harcayan müşterimize 10 dk anlatmaya çalıştığımız alacağı olmadığına ikna etmeye çalıştığımız bir dönemdeyiz.Yanlış ve eksik bilgilerin cezasını çekiyoruz. Müşterinin 1 milyon araç sahibine iade yapılacakmış dediği bizimde 18 milyon Araç olduğunu anlatmaya çalıştığımız dönemdeyiz.

Trafik sigortalarından 20-30 TL kazanmak için kaybettiğimiz zaman harcadığımız emek yetmedi tramer yok EGM yok sistem yok derken şimdi de akılsız başların iş bilmez yöneticilerin faturasını yine biz ödüyoruz.
Madem ki sistem de eksiklik vardı sistem henüz oturmamıştı neden bu uygulamaya geçtiniz?
Neden bu iş bilmezliğinizin cezasını bize çektiriyorsunuz?
Şirketler bize dönüp IBAN istediğinde müşterilere ulaşıp IBAN alacağız.Şirketlere göndereceğiz yanlış olacak yeniden müşteriyi arayıp şirkete dönüş yapacağız.

Müşteri iadeyi hesabında göremeyecek peşimizi bırakmayıp tekrar arayacak tekrar şirketi arayacağız vs. vs.
Bütün bunları yaparken harcadığımız zaman verdiğimiz emek yaşadığımız stres bunların sorumlusu kim?
Emeğimizin karşılığını kim ödeyecek? Sektördeki aksaklıklara vurdumduymazlıklara kimse itiraz etmeyecek mi? Günah keçisi hep biz mi olacağız? Mazlumu hep biz mi oynayacağız? Sürekli dayak yiyen sadece biz mi olacağız? Sürekli yazıldığı ve konuşulduğu için sektördeki diğer sorunları yazmıyorum.

16 bin kişilik sektörde acentelere sahip çıkacak hakkımızı müdafaa edecek acenteleri bir araya getirecek bir babayiğit yok mu?
Ferhat KORKUT

AVSAD ve OTOMOL’dan Örnek Anlaşma

AVSAD, Sivil toplum örgütü olmakla birlikte  ‘’%100 memnuniyet’’ ilkesinin dikkatli bir savucunusu olarak Ülkemizde ki Sigorta Tüketicilerinin memnuniyet artışına destek olmaya devam etmektedir. Bu kararlılıkla BORUSAN ANA BAYİSİ olan OTOMOL A.Ş. ile yapılan ikili anlaşma sayesinde hem sigortalıların memnuniyetlerini artıracak özel avantajlar hem de benzeri projelere örnek teşkil edecek bir çalışmaya imza atılmıştır.

25 Mayıs 2016 Çarşamba günü, OTOMOL genel merkezinde, AVSAD & OTOMOL arasında anlaşmanın imzalanması ve dernek üyelerinin son kullanıcıların yararına sağlanan avantajları yerinde görmesi adına bir tanıtım lansmanı yapılmıştır. AVSAD ve OTOMOL üst yönetiminin katılımı ve diğer katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik AVSAD Başkanı Sayın EYYUP ÇELİK konuşmasında;  Gelişen dünya’ya paralel olarak Tük Halkının ve sigorta tüketicilerinin de hak ettiği memnuniyete eriştirilmesinin önemine dikkat çekerken, bu vesile ile AVSAD ve OTOMOL büyük bir misyonu omuzlayarak üzerlerine düşen görevi sürdürmekte kararlı olduklarını vurgulamıştır.

AVSAD ve OTOMOL işbirliği ile acentelerin müşterilerine aşağıdaki hizmetler sunulacaktır.

*Hızlı ve garantili servis hizmeti

*Uygun koşullarda hasarlı yada arızalı araçların müşteri adresinden alınıp, tekrar müşteri adresine teslimi

*Hasar, bakım ve arıza süresince acente müşterilerine aynı marka mümkünse aynı modellerde ücretsiz araç temini

*Üye acentelerin müşterilerine rutin bakımlar ve arızalı olanlarda özel indirimler ve promosyonlarının sağlanması durumu

*Lüks segment araç kiralamaları ve BORUSAN markalarında, 2.’inci el araçların alım ve satımlarında özel indirimler uygulanacaktır.